home Tarih BAŞLICA SELÇUKLU YAPITLARI

BAŞLICA SELÇUKLU YAPITLARI

YEŞİLIRMAK KÖPRÜSÜ (Hıdırlık)
Kesme taştan 5 sonbaharlı olarak yapılmış, tipik bir selçuklu köprüsüdür. 151 m. uzunluğunda 7 m. genişliğindeki köprü çok iyi savunmuş olup, bügünde kullanılmaktadır. Köprünün yapımı ve kitabesi alaka çekicidir. Kitabeden de anlaşıldığına göre köprünün temeli 1249 tarihinden sonra atılmıştır. Çünkü çok iyi savunmuş olan kitabesinde, üç sene süresince çatışmış üç şehzadenin ismi beraber yazılmıştır. Bu yüzden küprü, Selçuklu tarihi ve kitabeleri itibariyle ehemmiyetlidir. Kitabede köprüyü yaptıranın Pervane Seyfeddin Hamid İbn-i Ebül Kasım-ı Tusi, olarak görülmektedir. Bu zatın kitabede yazılı ünvanlardan anlaşıldığına göre, devrinin ehemmiyetli devlet adamlarından birisidir. (Selçuklu’lar büyük vezirlerine “Pervane” derlerdi.)
Kitabede Köprünün mimar ve vakıfı olmak üzere İbn-ül Hakim şöhretini taşıyan Buyruk Bahaddin Mehmed’in isimi da geçmektedir. Bu zatın köprünün inşasına nezaret etmiş olduğu anlaşılmaktadır.

PERVANE KÜLLİYESİ (GÖK MEDRESE)
Alan semtinde bulunan ve son zamanlarda müze olarak kullanılan bu tarihi abide, üzerinde çok tartışılan Selçuklu yapıtlarından birisidir. Kitabesi kayıp olmasına karşın 13. asırda (1277) Muineddin Pervane tarafından yaptırıldığı anlaşılan bu bina, Selçuk mimarlık ve sanatının en bariz özelliklerini taşımaktadır.
Muineddin son Selçuklu Pervanelerinden biridir. Tokat’ta yaşaması sebebiyle buranın imarına ehemmiyet vermiştir. Öldürüldükten sonra Moğolların, İlhanlıların, ve Ertana beylerinin medreseyi ne amaçla kullandıklarını bilmiyoruz. Osmanlı’lar vaktinde, 18. asra kadar, Dergah, bimarhane ve bir odası türbe olarak kullanılan medrese, daha sonraları şifahane ve muhacir barınağı olarak kullanılmıştır. Halk arasıda “Gökmedrese”, “Pervane medresesi”, “Kırk kızlar medresesi”, “Darüşşifa”, “Bimarhane dergahı” denilmesinin nedenleri bundandır.
Öyle anlaşılıyor ki 19. asra kadar sağlık kurumu ve medrese olarak kullanılan bina 19. asır boyunca kendi haline terkedilmiş ve ortadaki avlusu kabirlik haline dönüştürülmüştür. Bugün müzenin kuzey bahçesinde doğınık durumda duran bir çok kabir taşı 1976 yılında başlayan onarım çalışmaları sarasında bu avludan sökülmüştür. Bunlar, veziriazam Konyalı Çarhancı Ali Paşa, vezir Çeçenzade Hacı Hasan Paşa, vezir İbrahim Paşa, Tokat mutasarrıfı Abdüllatif Bey gibi 19. yüzyıl ve eski Osmanlı paşalarına ait kabir taşlarıdır. 1933 seneninde Alan camiinden buraya getirilmişlerdir.
Gök medrese iki katlı, iki eyvanlı, ortası açık avlulu ve revaklı tasarı tipindedir. Genç Roma mermer sutunlarından olaşan revaklı iki katın çevrelediği avluda karşılıklı iki eyvan bulunmaktadır.

VEZİR AHMET PAŞA MESCİT VE TÜRBESİ
Alan semti mahkeme önü mahalleninde toprağa gömülü bir kalıntı olarak yıllarca durmuştur. Belediyenin burada yapacağı yer altı çarşısı inşaatı hasebiyle etrafı açılmış, ve mescitin yapı kalıntıları ortaya çıkmıştır.
İsfendiyar erkek çocuklarından vezir Ahmet Paşa isimiyle bilinen mescit 1288 seneninde yaptırılmış veya onardırılmıştır. Mescit, kesme taşlarla, türbe ve diğer bölümlerle moloz taşlarla örülmüştür. 1225 seneninde 1200 TL harcanarak iyi bir tamir gören bina perişan görünümüne karşın hala ayakta durmaktadır. 1939 senenindeki şiddetli yer sarsıntısından zarar gören mescit, giderek kendi haline terkedilmiştir.

HALEF SULTAN ZAVİYESİ
Alan semtinde, yeni Emniyet müdürlüğünün arkasında bulunan bu güzel Selçuklu yapısı, kaderine terkedilmiş, son derece perişan bir vaziyettedir. Kitabesi sağlam olan zaviye, Sultan 2. Mesut vaktinde hanedanın büyüklerinden Halef Bini Süleyman hesabına yaptırılmıştır. “Darül ilim ve amel” denilen bir müessese olarak işlevini sürdüren zaviye, Osmanlı’lar vaktinde dergah ve türbe olarak kullanılmıştır.

ŞEYH MEKNUN TÜRBESİ
Yeşilırmak köprüsü başında yer alan türbenin 13. yüzyılda “Mesut Bin Keykavus tarafından imaret olarak yaptırıldığı düşünülüyor. İçindeki mezarın kitabesi olmadığından burada yatan zatın kim olduğu bilinmiyor.

PERVANE HAMAMI
Kitabesi kayıp olan bu büyük hamam 13. yüzyıl Selçuklu yapılarındandır. Pervane darüşşifasını yaptıran Mulneddin Pervane bey tarafından 1277 yılllarında yaptırılmış olduğu düşünülüyor. Hamam bugünki toprak düzeyinin birkaç metre altında kalmış olduğundan batı istikametinden bakıldığında cephe duvarları basık vaziyettedir.
Kadın ve erkek bölümlerini ayıran mimar, hamamı simetrik olarak planlamıştır. Kesme taşlardan yapılmış hamam, 1951 yılında belediye tarafından yaptırılan restorasyonda orjinal özelliklerini yitirmiştir.

SÜMBÜL BABA ZAVİYE VE TÜRBESİ
Gazi Osman Paşa caddesi üzerinde bulunan Sümbül Baba zaviyesi, Muineddin Pervane’nin kızı Safiyeddin’e ait, bağışlanmış bir köle olan Hacı Sümbül tarafından 1292 yılında yaptırıldığı anlaşılıyor. Evliya Çelebi, Sümbül babanın Hacı Bayram Veli’nin talebesi ve Hacı Bektaş Veli’nin halifesi olduğunu yazmaktadır. Selçuk hattıyla, Arapça yazılmış kitabesine göre, Sultan 2. Mesut vaktinde yapılan zaviyenin portal, mescit ve türbe bölümleri iyi savunmuştur.

SEFER PAŞA MESCİT VE TÜRBESİ
Camii Kebir semtindedir. Halkın “Kömlekli Baba” dediği türbe, 1251 seneninde Ebu Bekir bin Lokman tarafından, Selçuklu üç kardeş İzzetin, Ruknettin, Alaeddin ortak idaresi vaktinde yapılmıştır. Türbedeki kabirlerde kitabe olmadığından kimlerin yattığı anlaşılamamıştır. Ancak bunlardan birinin Kasaphane çeşmesini yaptıran Sefer paşaya ait olması olasıdır. Kesme taştan yapılmış ve üzerinin ahşap olduğu zannedilen mescit tamamiyle yıkılmıştır. Sekiz köşeli, pramit külahlı kesme taştan yapılmış türbe, ayakta durmaktadır.

ALİ TUSİ TÜRBESİ
Halit semtinde Sulu sokak üzerindedir. 1233 seneninde Ebul kasım bin Ali El Tusi (Necmeddin Tusi’de deniliyor) sıhhatinde bu türbeyi kendisi için yaptırmıştır.

BURGAÇ HATUN TÜRBESİ
Ali Paşa camii bahçesinin doğu tarafında yer alan türbe Selçuklu tuğla işçilik ve tekniğinin güzel örneklerinden birisidir. Halkının Burgaç Hatun dediği yapının kitabesi kayıptır.

ERENLER TÜRBESİ
Tokat’ın güney doğusunda ki tepede yer alan Erler kabirliğinin hemen yanındadır. Türbenin kesme taştan yapılmış kare mekanı üzerine tuğladan örülmüş kubbe oturtulmuştur.

SEVDAKAR TÜRBESİ
Dokuz taşlar mahalleninde, çok harap bir vaziyette olan türbenin kitabesi yoktur. Tipik Selçuk türbe mimarisine göre planlanmış, moloz taşlı dört köşe mekan üzerinde tuğla ile örülmüş kubbesi vardır.

MUSTAFA AĞA HAMAMI
Sulu sokakta Takyeciler camiinin kuzeyinde orta büyüklükte bir hamamdır. Kitabesi yoktur.

SULTAN HAMAMI
Kitabesi olmayan bu hamamın yapılış tarihi bilinmemektedir. Ancak kimi malzemesi mimari uslubu bakımından Pervane hamamına benzemektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir